

Ethiopia Heleanna Georgalis Biloya Red
The Moplaco Processing Station near Yirgacheffe has been fundamentally rewriting the rules of the coffee world since 2005. It all began with a groundbreaking batch of specialty sun-dried coffee produced for Japanese clients, a move that sparked a true revolution on the global stage.
By dazzling the judges at the "Taste of the Harvest" competition, they began to dismantle the long-standing prejudice that sun-dried coffee was synonymous with low quality. This pivotal success served as the initial spark for Heleanna’s legendary journey into specialty coffee.
Today, the station is so remarkably equipped that every step, from meticulous sorting to final packaging, is handled on-site, making the coffee immediately ready for export.
Unlike the washed process, here the bean remains encased within the fruit and pulp, allowing the very essence of the cherry to infuse into the heart of the seed.
Think of it as drying a piece of fruit; during a patient two-to-three-week wait, the cherries are gently turned three times a day. This natural process, driven by the sun's warmth, gradually transforms the sugars within the pulp, resulting in a flavor bomb that is far sweeter, more full-bodied, and infinitely more complex than a typical acidic fruit profile.
Yirgacheffe yakınlarındaki Moplaco İşleme İstasyonu, aslında 2005’ten beri bu işin kurallarını baştan yazıyor. O yıllarda Japon müşterileri için hazırladıkları o ilk nitelikli güneşte kurutulmuş (specialty sun-dried) kahve partisi, dünya kahve sahnesinde resmen bir devrim yarattı.
"Taste of the Harvest" yarışmasında jüriyi öyle bir büyülediler ki, o güne kadar kurutulmuş kahvenin "düşük kaliteli" olduğu yönündeki ön yargıları silmeye başladılar.
İşte bu başarı, Heleanna’nın o efsanevi nitelikli kahve serüveninin de ilk kıvılcımı oldu. Üstelik istasyon öyle donanımlı ki; ayıklamasından paketlemesine kadar her şey kendi bünyelerinde halledilip doğrudan ihracata hazır hale geliyor.
Yıkanmış kahvelerin aksine, burada çekirdek meyvenin ve posanın içinde hapsolur; böylece meyvenin tüm o karakteristik özü adeta çekirdeğin içine işler.
Tıpkı bir meyveyi kurutmak gibi düşünün; 2-3 hafta süren o sabırlı bekleyişte meyveler her gün üçer kez nazikçe çevrilir.
Güneşin ısısıyla gelişen o doğal süreç, meyve posasındaki şekerleri yavaş yavaş işlerken ortaya o bildiğimiz asidik meyve tadından çok daha tatlı, gövdeli ve kompleks bir lezzet bombası çıkıyor.
Yirgacheffe yakınlarındaki Moplaco İşleme İstasyonu, aslında 2005’ten beri bu işin kurallarını baştan yazıyor. O yıllarda Japon müşterileri için hazırladıkları o ilk nitelikli güneşte kurutulmuş (specialty sun-dried) kahve partisi, dünya kahve sahnesinde resmen bir devrim yarattı.
"Taste of the Harvest" yarışmasında jüriyi öyle bir büyülediler ki, o güne kadar kurutulmuş kahvenin "düşük kaliteli" olduğu yönündeki ön yargıları silmeye başladılar.
İşte bu başarı, Heleanna’nın o efsanevi nitelikli kahve serüveninin de ilk kıvılcımı oldu. Üstelik istasyon öyle donanımlı ki; ayıklamasından paketlemesine kadar her şey kendi bünyelerinde halledilip doğrudan ihracata hazır hale geliyor.
Yıkanmış kahvelerin aksine, burada çekirdek meyvenin ve posanın içinde hapsolur; böylece meyvenin tüm o karakteristik özü adeta çekirdeğin içine işler.
Tıpkı bir meyveyi kurutmak gibi düşünün; 2-3 hafta süren o sabırlı bekleyişte meyveler her gün üçer kez nazikçe çevrilir.
Güneşin ısısıyla gelişen o doğal süreç, meyve posasındaki şekerleri yavaş yavaş işlerken ortaya o bildiğimiz asidik meyve tadından çok daha tatlı, gövdeli ve kompleks bir lezzet bombası çıkıyor.